5 Mayıs 2009 Salı

Nisan'da Gaziantep

Seyahat Notları

Yolculuğa çıkmadan evvel kesin rotamız yoktu. Adana'da iken Gaziantep Belediye Tiyatrosu'nda görevli arkadaşım Abdullah'ı aradım. Aradığıma çok sevindi. Yarın akşam "Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım"'ı oynuyoruz. İzlemeye gelsene!" dedi. Bu oyunun benim için özel bir anlamı vardı. Sarıyer Halk Eğitimi Merkezi Tiyatro Kulübünde ilk kez bu oyunla sahnenin tozunu yutmuş, sahne heyecanını yaşamıştım. Gaziantep hiç planda yokken "Tamam geliyorum." dedim.

Adana - Gaziantep arası otobandan yaklaşık 2 saat sürüyor. Rahat bir yolculuktan sonra Gaziantep Otogarı'na iniyorum. Hava inanılmaz güzel ve sıcak. İyi ki geldim diyorum buraya.

Gaziantep güneydoğu bölgesinin sanayi ve tarım şehri. Tıpkı Adana gibi. Ama nüfusu 1 milyon altı yüz bin civarında...Şehrin geniş yolları var. Trafikten eser yok. Göç alan bir

Belediye Tiyatrosu'nda yönetmen olan arkadaşım Abdullah'la belediye binası önünde buluşuyorum. Önce bir cafede çay içiyoruz. Ardından lokantada yemek yiyoruz. Dışarda yemek oldukça hesaplı. Yemekten sonra dar sokaklar arasına serpiştirilmiş dükkanları ile tarihi çarşısını geziyoruz. Tabii şehir içini gezerken motorlu araca gerek duyulmuyor. Yürüyerek şehir merkezinde her türlü işinizi halledebilirsiniz.

Gaziantep denince akla baklavası ve yemekleri gelir. Tabii bir de Antep fıstığı... Gaziantep çarşı içinde pek çok irili ufaklı baklavacı var. En meşhuru "İmam Çağdaş" adlı bir baklavacı. Ama oldukça pahalı geldi bana. Abdullah'ın diğer baklavacılarla lezzet farkı olmadığı yönünde önerisiyle başka bir dükkandan baklava alışverişi yaptım. Ayrıca antep fıstığının tuzlusundan tuzsuza kadar çeşitleri var. Patlıcan kurusu, kırmızı pul biberi de alışveriş listemdeydi.

Akşamı iple çekiyorum. Akşam saat 20:00'de Haldun Taner'in unutulmaz oyunu "Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım" adlı oyunu izlemek için belediyenin salonuna geçiyoruz. Sarıyer'de oyanadığımız oyunu hatırlatan kurgular vardı. Oynadığım bir oyunu seyirci koltuğunda izlemek gerçekten keyif vericiydi.

Gaziantep 'te mutlaka yapılacaklar arasında elbette yöresel tatları yemeden dönmemek ilk sırada olur sanırım. Oyundan sonra tiyatro ekibinden bir arkadaş bizi Beyran yemeye götürüyor. Beyran bir et yemeği. Oldukça baharatlı ve sıcak olarak servis ediliyor. Başka lezzetleri tatmak için ya çok aç olmak gerekiyor ya da bir hafta Gaziantep'te kalmak gerekiyor.



Gaziantep, Kurtuluş Savaşı'nda Antep Savunması olarak bilinen direnişi ile "Gazi" ünvanını aldı. Abdullah ile gezerken bana bir kilise gösterdi. Antep'i savunan bir avuç milis kendilerini kurtarmak için bu kiliseye sığınmış. Kilisenin dış duvarlarında düşman silahlarından çıkan kurşunların açtığı delikler bu direnişin göstergesi gibiydi.
Bir günlük Gaziantep turu tabii yetmedi bana. Abdullah'a tekrar geleceğime söz vererek Mersin'e hareket ediyorum.

Hiç yorum yok:


realper'in ziyaretçileri