6 Haziran 2008 Cuma

Plaka : 34 real 34

Bir kimsenin doğduğu günü doğum günü olarak tanımlıyor Türk Dil Kurumu. Bazıları için doğum günü neden bu kadar önemli? Bilemiyorum ama eğer sevdiklerinizle beraberseniz, eğer sizi unutmayıp bir kısa mesaj atmaları ya da size sarılmaları bu özel güne ayrı bir anlam katar.

Yaşa "artı 1" eklendiğinde kimi insanın içini nedense bir hüzün kaplar. Unutulduğunu hissedip kimselerin aramadığı bir doğum gününde "Sanırım yalnız öleceğim!" ya da "Giderek yaşlanıyorum!" demeye başlamak çok acımasız bir hediye olur kişi için... Gerçi bu insanın kendisine verdiği cezadır. Doğum gününde böyle bir duygusallığa kapılmak ayrıca yersizdir. Halbuki çevreniz sizi seviyor, sizi mutlu görmek onları da mutlu ediyor ancak polyanna gibi "İşi çıktı o yüzden beni arayamadı!" gibi bir saptamaya varmak da mümkün.... Ya da...

- E, ne haber? Nasılsın Alperim?
- Eh işte iyidir.
- Ne yaptın haftasonu ?
- Cumartesi doğum günümdü. Kardeşim bile hatırlamadı beni...
- Ne acı...

şeklinde sona eren diyaloglar yaşanması da olasıdır.

İşte doğum günü travmaları böylesine çeşitli olmakla beraber iki gün içerisinde bertaraf edilebilecek bir durumdur. Bir dost desteği şarttır. Yoksa atlatılması uzun sürebilir. Sakın ola ki, sakinleştirici etkisi yapan medikaller kullanmayın, sonra alışkanlık yapabilir.

Şimdi gelelim bana. Akşam saatlerinde bankadaki arkadaşım Nedim'in doğum günü için pasta, minik pizzalar ve soğuk meşrubatları görünce önce kendim için hazırlık yapıldığını sandım. Ardından masa komşum Yeliz, "Aa Alper'in doğum günü de yarın... onu da kutlayalım." deyince, ortaya iki tane doğum günü çocuğu çıktı. Bitmedi. Avşar adında bir arkadaşım "Yahu benim doğum günüm de yarın" deyince birdendire sayı üç oluverdi. "Tebrikler!", "Hayırlı olsun yeni yaşınız!" demeler, ofis ortamının birdenbire karnavala dönüşmesi Cuma gününün son dakikalarının gayet eğlenceli geçmesine neden oldu. (Herkes gibi ben de sebeplenmiş oldum!)

Bu sene parti yapamıyorum. Çünkü şehir dışında olacağım. (Yani şehri terkediyorum!) Tebrikleri ve iyi dileklerinizi kısa mesaj (SMS), çoklu ortam mesajı (MMS), e-posta, telgraf, taahhütlü mektup ya da sesli çağrı olarak iletebilirsiniz.

17 yaşının enerjisi ve heyecan dolu bir bünye ile, 34 yaşından beklenen olgunlukla (her nasıl oluyorsa hala kavrayabilmiş değilim... :) ) karşılıyorum yeni yaşımı. Sizlere de uzun ömürler, nice yaş dönümleri dilerim.


realper'in ziyaretçileri