1 Nisan 2008 Salı

İyilik Yaparım, Denize Atlarım

"İyilik", genel olarak bir insana, bir bitkiye, bir hayvana yani değer verdiğiniz, karşılık beklemediğiniz bir varlığa yararlı olma durumunu tarif eder.
Bana yapılan iyilikleri unutmam, daha doğrusu bana iyiliği dokunan insanları unutmam, karşıma çıkan ilk fırsatta benden yardım eli istendiğinde elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışırım. Ben şahsen iyiliklerin envanterini tutmaktan, daha sonra bir liste halinde birilerinin önüne koymaktan hoşlanmıyorum. Önünüzdeki dağı aşmanıza yardımcı olan, borcunuzu hafifleten, derdinizi paylaşan dostunuza bu iyilikleri söyleme dökmenin ne alemi var durup dururken?

Ben şunu anlayamıyorum, karşıma soğuk yemek gibi konan "Ama ben de sana bunu yapmıştım, oldu mu şimdi?" denmesine gerçekten anlam veremiyorum. En fazla da, çevremde anlayış ve hoşgörüden uzak insanların birikmesinden korkuyorum. Bu dünyada her ne kadar "İyilik yaparım, mutlu olurum!" düsturu yerini ""Önce kendin için yaşamalısın!" düsturuna bırakmaya başlasa da, ben şiddetle bunun karşısındayım. Acaba benim gibilerin sayısı azalıyor mu? Yahut dost elini uzatıp da karanlıkta o eli kaybedenlerin, göremeyenlerin sayısı mı artıyor?

Milenyum çağında karşılık beklemeden iyilik yapmak da zor... İnsanı paranoyaya sürükleme durumu var. "Bana iyilik yaptı? Acaba bir çıkarı mı var?" şeklinde... Yok artık bu kadarı da fazla...Ne yapacağız peki? O zaman kendimize bir iyilik yapalım. Aşağıdaki levhayı gördüğümüz yerlerden uzak duralım.


Hiç yorum yok:


realper'in ziyaretçileri